Kulaklığımdan Geçmişimin Karanlığına Bir El Verdin Sen. Eline Sağlık 🙂

Erkekliğini eksiltir diye yasakladıkları şiirleri duvarlara yazmıştın.

Kimse görmedi zannettin yalnızlığını.

Kimse bilemezdi kimsesizliği.

Özgürleş kendine koyduğun sahte yasalardan.

Özgürce koş oyna bahçende.

Kuşları beslemekten korkmamayı öğretecek annen sana.

Gagalarıyla ısırırken ellerini ,habersizlerdi acından.

Affet kuşları tutma artık kafesinde.

Tıpkı daha küçükken bize vurmayı öğrettikleri kuşların midemizde çektikleri acılar gibi.Hatırla yaraladıklarını.

Aynalar döşedim suretime.

Aynalarla süsledim dilimi.

Kaç kez katledilmeye çalışıldıysa kadınlar o kadar aşka söz verdim.

Bir ışık yuttum acıyla karışık.

Bir süzgeç verdiler elime, aşkı ve acıyı ayırmayı seçtiğim.

Herkes cennet hayali kurarken neden dünyada kalmayı seçtiklerini anlamaya çalıştım.

Karanlık da sevgidendi.

Bilinmeyene olan sevgiydi karanlık.

Merakın tatlı arzusu.

Ölümü değil de yaşamı seçeceğiz.

Adım adım yürüdüğümüz ışıkta

iki kişi bir potada eriyeceğiz.

Aşk bu simyanın en güçlü dili.

İçine böcekler ve zehirler koymayı deneyecekler.

Böcekleri ve zehirleri sevdiğimi ve onları bir kelebeğe ve de ilaca dönüştüreceğimi bilemeyecekler.

Bilemedikçe aşık olacaklar.

Aşık oldukça ayakları göğe yükselecek.

Korku kaplar bilirsin tam o anda.

Güvenle indirmeyi deneyeceğiz.

Bir inanç var içimde aşılamak istediğim.

Korkularla savaştığım yer altından Hadesle bir anlaşma yaparak çıkıyoruz.

Kendime eş tuttum şimdi tanıkları.

Her dost masada uygun yere oturana kadar değişecek dünya.

Taa ki herkes hatırlayana kadar…

Not:

Ufuk Beydemir-Sonsuz Boşluklara

Posted in

Yorum bırakın